19/4/2006 -
Latince adı:Silurus glanis İngilizce adı: Wels, Catfish
Tanıyalım: Siluridae familyasından olan yayın balığı tatlı suların en çok ağırlığa ve boya ulaşabilen balığıdır. 100 kg.mı ve 3 m.yi aşanları vardır. Tembel yapılı ancak çok güçlü olan yayın benzetme yapılacak olursa manda karakterinde bir hayvandır. Genelde Nisan, Mayıs aylarında yumurtasını sessiz ve mümkün olduğunca berrak sulara bırakır. Diğer tatlısu balıklarından biraz farklı olarak üreme eş tutma şeklinde, erkek ve dişinin bir süre birlikte yaşaması,yumurtanın dökülmesi ve döllenmesi şeklinde olup, daha sonra erkek tarafından yumurtalar koruma altına alınması ile devam eder. Erkek 3-4 gün içinde yavrular yumurtadan çıkıncaya kadar nöbet bekler. Çiftleşme dönemi bitiminde tek olarak yaşar, sürü oluşturmaz. Turna balığı gibi belli bir bölgede yer edinir ve burayı ( kuraklık, sel, kirlenme, rahatsız edilme gibi nedenlerle ) mecbur kalmadıkça veya avlanmadıkça terk etmez. Gözleri vücuduna oranla çok küçük olan yayının görme yeteneği zayıftır ancak ışığa karşı hassastır. Görme yeteneği zayıf olan tüm canlılar gibi yayının da diğer duyuları daha gelişmiştir. Bir uzun çifti üst çenesinde, diğer kısa iki çifti alt çenesinde yer alan bıyık şeklindeki duyargaları sayesinde algıladığı balık, kurbağa, su faresi, su kuşları ve bunlara benzer doğal ortamında bulabildiği her türden canlıyı yer. Ağzının alt ve üst çenesi hatta damağında bile yer alan ince sık ve batıcı, dişler sayesinde ağzına alıp, hareketsiz bıraktığı avını parçalamadan tüm olarak yutar.
|
Yem: Bu balık için en geçerli yemler sigara kalınlığında siyah sülük,(özelikle siyah seçin, yeşil sülük taş yada kayaya yapışıp kolay,kolay kendini bırakmaz) iri, diri ve bolca solucan, avlanılan bölgede tutulacak ( 10 - 15 cm. boyda ) canlı balık ve canlı kurbağadır ( Hayati organları zedele-meden oltaya takıp, canlı kalmasını sağlamak önemlidir ) Başka bir yemde yaz günü rüzgarsız ve gölge bir yerde kurutmadan 8-10 gün çürümeye, kokuşmaya bırakılmış bir parça ettir. ( Et bu duruma geldikten sonra avlanılacak yere götürmek ve oltayı yemlemek bu kokuya dayanıklılığınızı da ortaya koyacaktır ). Bu yemlerle yayın avlanıldığı gibi Amasya' da Yeşil ırmağın sularının azaldığı yaz günlerinde (Amasya civarında kol boyu yayınlara şebek deniyor ) kaşıkla kelebek tutulduğu bilinmektedir. Nerelerde bulunur: Avlanılacak yer hususunda ise göl olsun, nehir olsun sivrisineğin olmadığı yerde yayın bulamazsınız. Sebebi açıktır, yayın tembel yapılı,pek yer değiştirmeyen bir balıksa, besinini öncelikle yiyebileceği boyda balıklar ve kurbağalar oluşturuyorsa , küçük balık ve kurbağalar sivri sinek larvaları ile besleniyorsa ve bu larvalarda durgun sularda bulunuyorsa , bu sonuç açığa çıkar. |
Tarık ERSAL - Kızılırmak |
Yayın avı için durgun ve sivrisineğin bol olduğu sular uygundur. Yayın bulunan bir çok ırmağımızda yöre insanlarınca bilinen bu özelliği, suya giren kişinin hayvanın inine girip çıkarken vücudunu sürtmesiyle oluşturduğu kaygan çamur tabakasını çıplak ayakları ile hissederek yer tespitinde kullanılır. Avcılığı: Kullanılacak oltanın mümkün olduğunca kalın, bırakma olta olması gerekir. Oltanın kıyıya bağlanması için ise en uygunu nehir veya gölün kıyısındaki ağaçların yaş dallarıdır. Balığın oltaya yakalanmasını takiben her çekişinde esneyip eski haline dönen yaş ağaç dalı hem balığı yoracak, hem de oltanın kopmasını engelleyecektir. Özellikle gece oltanın bağlandığı ağaç dalını görebilmek için şerit halinde kesilmiş bez parçalarını aynı dala iliştirmeniz, ışık kullanmadan oltanızı bağladığınız yeri görmenizi sağlayacaktır.
Avı için kesinlikle sessiz olunması, suya gece ışık, gündüz gölge verilmemesi gerekir. Kelebek� de tabir edilen kol boyu yayın avı için gece veya gündüz mantarlı olta kullanılabilse de daha iri yayın avı için özellikle gece bırakma (dip) olta geçerlidir. Görme yeteneğinin zayıf olması ve balığın kendine aşırı güveni nedeniyle olta kalınlığı balığı rahatsız etmez.
Yemekleri: Yemeklerine gelince, yayından neler yapılmaz ki ? En başta balık parçalanmadan önce mümkünse derisi yüzülmelidir. Beyaz, lezzetli ve kılçıksız yayın etinden tavası, buğulaması, güveci, şişi, közde kızartması, köftesi, fırında kızartması, kavurması, haşlaması ve özellikle kellesinden harika çorbası yapılır. Bu sayılan tüm yemeklerinin çok lezzetli olması yanı sıra bazı lokantalarda levrek tava veya trança şiş adı altında da satılır. Özellikle buğulaması veya güvecinin pişirilirken en üste 3-5 adet defne yaprağının konulması ve sarımsak dişlerinin yemeğe tüm olarak atılması tavsiye edilir. Kaynak:Tarık Ersal
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/4/2006 -
Baki ARSLAN, Orhan YILMAZ, Hikmet SOLAK KESİKKÖPRÜ-ANKARA Fotograf: AVDOĞA Dergisi

Latince adı: Dere alası:Salmo trutta caspius (fario) Dağ alası:Salmo trutta macrostigma Göl alası (Abant Alası):Salmo trutta abanticus Deniz alası:Salmo trutta labrax Gökkuşağı alabalığı:Oncorhynchus mykiss
İngilizce adı: Trout
Tanıyalım: Alabalıklar çok hareketli, yüzgeçleri dikensiz, pulları çok küçük,içsularda yaşayan en lezzetli, etçil hayvanlardır. Yumurtadan yeni çıkmış yavru balıklar, çoğunlukla sudaki sinek lavralarıyla beslenir, büyüdükçe küçük balıklar, tatlısu karidesi, sinekler ve uçan böcekleri yer. 2-3 yaşlarında İlkbahar ve Sonbahar aylarında çiftleşir. Dişi alabalık yumurtalarını çakıl ve kum kaplı dipte, kuyruğuyla karıştırıp açtığı çukura yayar. Hemen yakınındaki erkekte cinsine göre, 45 günle 3 ay arasında açılacak olan yumurtayı döller. Tek bir dişi bir mevsimde 5000-6000 kadar yumurta yumurtlayabilir. Yumurtalardan çıkan alabalık yavrularının % 90'ı ilk üç ay içinde, daha büyük balıklara yem olurlar.
|
Nerelerde Bulunur: Alabalıklar sıcaklığı 10 - 15 derece arası soğuk, berrak ve bol oksijenli sularda yaşarlar. İç Anadolunun yüksek dağlarında, Trakya bölgesinde, Doğu Anadolu Bölgesi ve Karadeniz Bölgesinin dere ve göllerinde. Antalya, Mersin, Muğla gibi sıcak şehirlerin su sıcaklığı 15 derecenin altında olan dağlık bölgelerindeki derelerde bulunur. Ulkemize özgü endemik bir tür olan Abant Alası Abant gölünde,Abant'a yakın göllerde, yedigöller ve civarındaki derelerdede bulunur. |
Orhan YILMAZ - Eğriova |
 Abant Alası (Salmo trutta abanticus) Fotoğraf: Tuncay Uyanık
Yem: Alabalık avında kullanılan en favori yem mepps'dir, daha sonra kaşık ve el yapımı böcekler gelir. Alabalık avcıları vazgeçemedikleri yapay yem 1 nolu mepps dir, her yerde her şartta kullanabilirsiniz, 2 no biraz daha ağır olmasından dolayı daha çok gölde kullanılır. 0 numaralı mepssi atmak için çok ince misina ve çok esnek kamış şarttır. Metalik renk üzerine kırmızı noktalı 1 numara algia marka mepss en çok tercih edilendir.
Avcılığı: Alabalık avı da diğer etçil balıklarda olduğu gibi genellikle mepss ve canlı yemle yapılır. Fly avcığıda birçok alabalıkçının arzu edip hayal kurduğu bir av şeklidir.
|
At-Çek:Bizim sularda yaygın olarak mepss'le avcılık tercih edilir. Mepss atma & Atıp çekme tekniğinde makinanızın turu fazla, kamışınız esnek ve uzun, misinanızda 0,15 - 0,20 - 0,25 olmalıdır. Bazı alabalık avcıları 0,25 misinayı kalın bulmakla beraber kaliteli bir misanaya sahip olmadığınız hallerde 0,25 işe yarar. Daha ince misina sağa sola sürtünüp kolayca koparken kalın misinaylada yeminizi uzağa atamazsınız. |
Fotograf: Kenan ÖZCAN Yedigöller |
Uygulaması kolaydır ancak eğer derede avlanıyorsanız su derinliğinin en az 30 cm olması gerekir, ayrıca derenin içinde kaya ve ağaç dallarının az olmasına dikkat etmelisiniz. Sürekli kayaya ve ağaca taktığınız yeminiz balıkları huzursuz eder. O nedenle at çek yaparken suyun kaya önünde oluşturduğu derin bölgeye yeminizi atar ve çekmeye başlarsanız makinanızı üçüncü yada dördüncü turunda ilk alabalığınızı yakalarsınız. Ancak bazen derede avlanmaya gittiğinizde büyük hayal kırıklığınada uğrayabilirsiniz. Suyun akış hızı bazen öyle artarki attığınız meppsi çekerken suya hiç batmayan yeminiz suyun yüzeyinden zıplaya, zıplaya gelir. Karların erimesiyle akış hızı artan derede mepss le avlanmak zordur, derenin birkaç gün sonra akış hızı azalacaktır, o zaman avlanmak daha verimli olacaktır. Bazen de su seviyesi öylesine düşerki yem sürekli kayaya yosunlara takılır. Ancak hiç bir zaman derede su bitmez. Şelale,çağlayan yapan derenin kaya altlarında gölcükler oluşur.( biz böyle yerlere ayna deriz) Alabalıkta bu aynaların içindeki taşların, kayaların altına saklanır. Fakat bu aynaların genişliği 2-3 mt.kareyi geçmez. Şimdi siz gelinde burada balık yakalayın. İşte burada ustalık konuşur. İyi bir balıkçı o suya yaklaşmadan 7-8 metreden o bölgeye adeta noktasal atış yapar ve oradaki balığıda alır.
Fly'la avcılığı:Uygulaması zor olmasına rağmen, en zevkli avlanma tekniğidir. Yem olarak kıldan veya tüyden yapılan yapay sinek kullanılır. Fly avcılığı havada dairesel hareketlerle yemi suya bırakmak (adeta kamçı gibi) yada yemi suyun yüzeyinde akıntıya bırakarak avlanmak şeklinde olur. Burada dikkat etmeniz gereken, yemlerin hemen, hemen hiç ağırlığı olmadığı için kullanılan kamışın çok esnek olması gerekmektedir. Yemi uzağa atmak gerçekten maharet ister. Bu yüzden özellikle ABD de Fly okulları, kursları bile vardır. Yemi uzağa atamıyorsanız yemi akıntıya bırakıp ileri gitmesini sağlayabilirsiniz ancak buradaki dezavantaj bulundugunuz yerden akıntıyla beraber sürüklenen yapma yeminiz suda iyice ıslanıp doğal şekli bozulacak, buda balığın yemden uzak durmasına neden olacaktır. Bunun için yemin suda etkilenmemesi için yanınızda bu iş için yapılmış spreyden bulundurmalısınız.
Yemek: Alabalığı soğuk suda yıkayın; kağıt havlularla suyunu alın. Balığın üzerine tuz serpin. Bir taraftan da un'la mısır ununu karıştırın. Yayvan bir tavada, kısık ısıda sıvı yağ içinde tereyağını eritin. Köpük oluşmaya başladığı zaman alabalığı unlu karışımda altüst edin. Elinizde silkeleyip un karışımının fazlasını atın ( eğer bu fazla unları atmazsanız biraz sonra tavanız yanık unla dolar) ve balığı tavaya yerleştirip, her iki tarafını da yaklaşık 4-5 dakika, balık kahverengimsi görünümü alıncaya kadar kızartın. Kaynak: Orhan YILMAZ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
balik avlanması ve beslemesi hakkında her şey burda
|